Fuel İncelemesi
Ağustos 17, 2009 | Mustafa Macid Beyhan |
Tartış(11) »
Bu zamana kadar birçok yarış oyunu oynadım, pistlerde ve sokaklarda yarıştım, polisler tarafından kovalandım, arabamın parçalarını değiştirdim, trafikte çılgınlar gibi kuralları ihlal ettim. Yayıncılığını CodeMasters’ın üstlendiği Fuel ise tamamen farklı bir yapım. Oldukça geciken Fuel incelemesi ile nihayet karşınızdayız…
Sayısız filmde ve oyunda, teknoloji ile birlikte daha da büyüyen savaşlar sonrası harabeye dönen dünya konu edilmiştir. Fuel de bu kervana katılıyor, her yer yıkık dökük, çevrede insana rastlamak zor. 10.000 kilometrekareden fazla bir harita üzerinde sadece yarışçılar var. Doğal denge diye bir şey yok, hava şartları sürekli değişiklik gösteriyor, yaşam belirtisi dünyayı terk etmiş. Böyle bir ortamda Fuel, size yarışma fırsatı sunuyor. Ancak cevabını bilmediğiniz bir soru var, asıl rakibiniz diğer yarışçılar mı, yoksa çevre ve hava şartları mı?
Sonu Gelmeyen Alan
Haritanın ne kadar büyük olduğunu yukarıda verdiğim rakamdan anlarsınız, bu zamana kadar hiçbir oyunda böyle büyük bir alan olmadı belki de. Çöller, dağlar, tepeler, asfalt ve toprak yollar, denizler, göller, ağaçlar… Bazen deniz kenarında yarışacaksınız, bazen bir çölün ortasında, bazen tepelerden aşağı doğru tehlikeli inişler gerçekleştireceksiniz, bazen de dik bir yamaca tırmanırken aracınızı zorlayacaksınız. Böylesine büyük bir haritada her şeyin tadına bakacaksınız. Ancak kaybolma tehlikesiyle de karşılaşma ihtimali yüksek, çoğu yer birbirine benziyor çünkü. Sol altta ufak bir harita mevcut ve bir de navigasyon var, bunlar sizin en iyi dostlarınız.
Fuel, oyuncuyu oldukça özgür bırakıyor, hiçbir şekilde kendinizi kısıtlanmış hissetmiyorsunuz. Yarış yapmanın yanında serbest dolaşma imkanınız da var, zaten bu büyük Fuel dünyasında gidebileceğiniz birçok yer var. Bazen haritanın kendini tekrar ettiği hissine kapılabilirsiniz, çünkü bazı yerler birbirine çok benziyor, hatta aynı sayılır. Ama bu durumu normal karşılamak lazım, bu büyük alanı hep farklı yerlerle oluşturmak bayağı zor olurdu.
Oyundaki en önemli ikinci özelliğe gelelim; hava şartları. Her türlü hava durumu Fuel’de yerini almış, hortumlar, yağmurlar, fırtınalar ve daha niceleri. Bazen hem rakip yarışçılarla, hem de sert rüzgarlarla mücadele ediyorsunuz, çıkan fırtınalar aracınızın kontrolünü zorlaştırıyor, tabii diğer yarışçılar da bundan etkileniyor. Hem birbirinizi geçmeye çalışıyor, hem de yarışta kalmak için çabalıyorsunuz. Gece gündüz döngüsü de mevcut, güneşin doğuşuna ve batışına şahit oluyorsunuz. Ancak doğal dengenin bozuk olduğunu unutmayın, güneşin güzelliğini izlerken, bir anda sağanak yağmur altında kalabilirsiniz, etkili rüzgarlardan dolayı uçuşan nesneleri görebilir veya bir hortumun gazabına uğrayabilirsiniz.
Oyun çıkmadan önce yayınlanan ekran görüntüleri, Fuel’in genel olarak iyi grafiklere sahip olacağı izlenimi oluşturdu. Görseller çok kaliteli olmasa da, günümüz teknolojisinin gerisinde kalmıyor. Motosiklet, araba ve ATV gibi 70 adet araç var ve hepsinin modellemesi, itina ile hazırlanmış. Çevre detayları da kaliteli sayılır, aracınızın kirlenmesi, etrafa çamur sıçratması, lastiklerin toz toprak kaldırması ve yağmur damlalarının ekrana gelmesi gibi detaylar bulunuyor. Gölge ve ışık efektleri de vasatın üstünde. Hasar modellemesinin bulunmaması ise büyük bir eksik, aracınız maalesef gözle görülür bir hasar almıyor. Sesler de çok kaliteli sayılmaz, müzikler güzel olsa da, çarpma esnasında çıkan sesler ve lastik sesleri hep aynı şekilde çıkıyor.
Ölüm Yarışı
Oyunun temel bölümü olan ‘Career’ modunu seçtiğimizde, oldukça geniş bir menü bizi karşılıyor. Harita üzerinde çeşitli yarış kampları var, ancak hepsi sırayla açılıyor, birini bitirdiğimiz zaman diğerine geçebiliyoruz. İlk yarış kampındaki üç yarışı başarıyla tamamladıktan sonra diğer kampa adım atıyoruz. Her kazandığımız yarış için belli bir ‘Fuel’ yani puan kazanıyoruz. Bu puanlarla istersek araç alıyor, istersek sürücümüzün üstünü başını giydiriyoruz. Görevleri tamamladıkça yeni araçlar ve aksesuarlar açılıyor.
Kamp yarışlarının yanında ‘Challenges’ bölümü var, bu bölüm sayesinde fazladan puan toplayabiliyoruz. Ayrıca yarışları da farklı türde olduğu için oyuna çeşitlilik kazandırıyor, bazen helikopterle yarışıyoruz, bazen belli bir süre içinde istenilen yere ulaşmaya çalışıyoruz. Harita üzerinde de ekstra yarışlar ve yan görevler var. Bunlar da oynanış süresini arttırmak için konulmuş şüphesiz.
Yarışların çok da kaliteli olduğunu söyleyemeyeceğim. Hava şartları ve rakiplerle aynı anda mücadele etmek heyecanlı olsa da, yapay zekanın kalite sorunu yaşaması, oyundan aldığımız zevkin düşmesine neden oluyor. Zorluk seviyesi yarışçıların yetenekleri yerine araçlarının güçlerini değiştiriyor, oyunu en zor seviyede oynuyorsanız rakiplerinizin araçları sizinki kadar hızlı iken, en kolay seviyede oldukça güçsüz motorlara sahipler. Onları geçerken ne sizi engellemeye çalışıyorlar, ne de birbirlerini geçmeye çalışıyorlar, tipik yarış oyunlarının sorunları Fuel’de de var anlaşılan. Serbest dolaşma esnasında da yapay geri zeka kendini gösteriyor, yollarda çok az araç var ve onlar da tuhaf hareketler içerisine giriyorlar, bazen bir anda yok oluyorlar.
Fuel ‘arcade’ türünde bir yarış oyunu olduğundan, oynanış kolay ve gerçekçi değil. Yarışlarda fren kullanmaya pek gerek kalmıyor, hızla giderken virajları alabiliyorsunuz ve araç kontrolü kolay. Sürüş hissi de çok iyi sayılmaz ama oynanabilirliği kısıtlamıyor. Oyunumuzda bir de ‘Race Editor’ var, burada yeni yarışlar oluşturabiliyor, bu yarışlarda hangi araçların yarışabileceğine karar veriyoruz. ‘Online’ oynama imkanı ve puan sıralamasının olması, ‘Fuel’ rekabetini gerçek dünyaya taşıyor.
Sonuç
‘Fuel’ diğer yarış oyunları arasından sıyrılıyor, gerek konusu, gerek yapısı olsun farklı bir oyun olmuş. 70 tane farklı araç ve devasa bir harita oldukça çekici, ancak yapay zeka ve kendini tekrar eden yarışlar oyundan sıkılmanıza sebep olabilir. Ben oynadıktan bir süre sonra sıkıldım, bunun sizin başınıza gelme ihtimali yüksek, ancak hem farklı türü, hem de büyük dünyasından ötürü ‘Fuel’ bir süre oynanabilir, zaten piyasada elle tutulur yarış oyunu yok şu anda.
- Ekran Kartı: Leadtek WinFast 1GB GTS 250
- İşlemci: AMD Athlon64 X2 5200+
- Anakart: Sapphire 780G
- Bellek: Kingston 2GB DDR2-800







Etiketler:
içerik beslemeleri
Ben oyunu oldukça beğendim. Kimi yerler tekrar ediyor gibi görünse de yapısı itibariyle kendisini oynatmayı başarıyor. Göze hoş gelen grafikleri ve yüksek sistem istememesi de ayrıca artı puan. Yarış oyunlarında bu tür yapımlar sık gelmediği için farklı. Kısacası, kendisini oynatıyor.
Son resimdeki gibi yüksek bir tepeden aşşağı motorsikletle kaymak gerçekten çok zevk veriyo sizinde yapmanızı öneririm
oynadığınız sistem kaç kare/sn aldı
Ya ben career modundaki kamplardaki yarışları bitiriyorum; ama yeni kamp açılmıyor. Acaba sorunum ne olabilir ki? Bir şeyi eksik mi yapıyorum ben?
@erat
40 ‘fps’den aşağıya inmedi
@semih
‘Challenges’in altında ‘Change Camp’ var, oradan değiştirebilirsin..
İnceleme için teşekkürler!!!
test sistemindeki hd4870 toxic’i gts250 ile güncellemişsiniz
@cracker_m
Ben teşekkür ederim…
Evet öyle bir değişikliğe gittim
Açıkçası memnunum bu değişiklikten…
GTS250 den neden memnunsunuz 4870 daha iyi değil miydi?
Elimdeki oyunların ve piyasadaki oyunların çoğu Nvidia destekli, bu nedenle bazı oyunlarda GTS 250 ile daha iyi sonuçlar alabiliyorum. Zaten işlemcimden dolayı 4870′ten çok fazla verim alamıyordum, daha iyi bir işlemci ile durum değişebilir…
Bugüne kadar oynadığım en dandik araba yarışı buydu diyebilirim.özelliklede codemasters tan hayatta böyle dandik,gerçekçilik payı sıfır bir oyun asla beklemezdim.Sim. sevenler için tavsiye edilecek bir oyun değil.çok çok fazla arcade bir oyun.Harita nedeniyle boyutu büyük ama oynayış olarak yerlerde bir oyun.1 yarıştan sonra bilgisayarımdan kaldırdım kurulum dosylarını sildim.Gereksiz bir oyun
@Seçkin Çiçek
Zevkler ve renkler tartışılmaz.
Şu sıralar piyasada düzgün oyun olmaması bu tür yenilik içeren oyunları daha çekici hale getiriyor.